Adaçayı Gribe İyi Gelir Mi?


Adaçayı
Adaçayı

Latince isminin anlamı iyileştirmek olan adaçayı çok eski zamanlardan beri tedavi amaçlı birçok alanda kullanılmaktadır. Öyle ki birçok hastalıkla savaşmaya ve korunmaya yardımcı olan adaçayının bu koruyucu etkisinden olsa gerek bir dönem kötü ruhlardan korunmak amaçlı tütsü şeklinde yakılarak kullanılan bir batıl inanç bile mevcuttur. Hem tadının yumuşak ve aromalı olması hem de hoş kokusu ile birçoğumuzun evinde vazgeçilmez olan adaçayını klasik bitki çaylarından ayıran tedavi edici özelliklere yazımızda yer vereceğiz.

Grip, soğuk algınlığı ve nezlenin yol açtığı boğaz sorunlarına karşı kullanılan gargaraların içeriğinde bulunan adaçayını evde çay şeklinde hazırlayıp soğutarak gargara şeklinde kullanmamız da faydalı olacaktır. Ayrıca uçuk kremlerinin içeriğinde de adaçayı bulunmaktadır. Solunum yolları enfeksiyonları, grip, nezle ve boğaz ağrısı ile savaşmada birebir olan adaçayı bunlar dışında daha birçok olumlu etkiye sahiptir. Özellikle grip salgınının yaygın olacağı mevsim geçişlerinde her gün bir bardak adaçayı içmek hem yetişkinlerde hem çocuklarda koruyucu etki yaratacaktır.

  • Bunlar dışında detoks etkisi ile toksinlerin vücuttan atılmasına, solunum yollarının açılmasına yardımcı olarak bronşit ve astım sorunlarının azaltılmasına yardımcıdır.
  • Gargara suyu olarak kullanılmasının bir diğer nedeni diş eti iltihaplarının ve ağız yaralarının tedavisinde olumlu etki yaratmasıdır.
  • Sakinleştirici etkisi ile stresi azaltır. Bu etkisi ile menopoz sonrası belirtilerin azaltılmasına yardımcı olduğu bilinir. Sakinleştirme etkisi ile sinirsel baş ağrısını da hafiflettiği gözlemlenmiştir.
  • Ayrıca hafızayı güçlendirmesi yönüyle Alzheimer hastalığında yararlıdır.
  • Beyin fonksiyonlarının gelişmesini sağlar.
  • İdrar yolları enfeksiyonunun vücuttan atılmasına katkı sağlar.
  • Karaciğer ve safra kesesi için faydalıdır.
  • Kan şekerinin düşürülmesinde ve mantar enfeksiyonları ile savaşmakta kullanılır.
  • Saçlar üzerindeki bilinen olumlu etkisi ise beyazlamanın yavaşlamasına yardımcı olmasıdır.

Akdeniz’e kıyısı olan bölgelerde yetişen griye çalan yeşil renkli ve sivri uçlu yapraklı adaçayı tarih boyunca geniş kapsamlı tedavi yönüyle doğal tedavi formüllerinde hem de hoş tadı ve kokusu ile çay olarak bolca tüketilmiştir. Günümüzde her aktarda hem kuru yaprak halinde hem de toz halinde bulabileceğimiz adaçayı hemen hemen her kafenin menüsünde de yer almaktadır. Bahsettiğimiz faydalardan yararlanmak amacıyla günde bir ya da iki fincan adaçayı 2 çay kaşığı toz ya da bir tutam kuru yaprak şeklinde sıcak su ile demlenmeli 5- 10 dakika bekletildikten sonra tüketilmelidir. Bal ve limon ile doğal yollarla tatlandırabileceğiniz adaçayını evinizden eksik etmemenizi öneriyoruz.


Like it? Share with your friends!

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir